Tam 2 sene önceydi....Tavsiye üzerine öğrendik Azra’yı...Elimdeki kağıttaki telefon numarasını aradım. Azra Hanım açtı. Diyalog şöyle başladı...
-“Oğlumuz var, adı Yaman. 3 yaşına basacak. Ona yuva arayışı içerisindeyiz.”
Ama sesim titrek, ama biraz buruk. Sanki benden en büyük parçamı ayırıp, alacaklarmış gibi. Ve biraz da çekingen...Sanki bırakmamak için bahane arar gibi...
-“Buyrun ben yardımcı olayım, görüşelim.”
Ve başlıyorum anlatmaya....
-“Yaman hala bezli”
-“Olsun hiç sorun değil biz bıraktırırız.”
-“Ama daha konuşmaya da yeni başladı.”
-“Olsun biz onu anlarız.”
-“Ama bana halen çok düşkün.”
-“Olsun biz onu kendimize de alıştırırız, sizin yokluğunuzu hissetmez.”
-“Biraz da fazla hareketli.”
-“Olsun biz onun enerjisini kanalize eder, uyumunu sağlarız.”
.....Ve bu diyalog 2 sene boyunca farklı konular etrafında ama hep aynı yaklaşımla sürdü gitti. Yaman’ımızı üzmeden, sıkmadan, baskılamadan...
Özgürlüğünü kısıtlamadan,
Sevgiyle, anlayışla, büyük bir özveriyle eğittiniz, öğrettiniz, eğlendirdiniz...
Yaman bu sene Azra’dan ayrılıyor...Yeni okuluna Azra’da edindiği sağlam temelle gururla başlayacağız...
Başta Hülya Öğretmen, Serpil Öğretmen ve Esra Öğretmen olmak üzere, tüm Azra ailesine sonsuz teşekkür ve minnetlerimizi sunarız.
Bundan sonra “Yaman” kelimesini duyduğunuzda yüzünüzde güzel bir tebessüm belirip, Yaman’ımızı hatırlarsanız ne mutlu bize :)
Biz sizleri hep gülerek hatırlayacağız.
Pınar-Alper UĞURAL